Genç Girişimciler 3 Yıl Vergiden Muaf

Hükümet Programı’na göre, ‘Ulusal Genç İstihdamı Strateji Belgesi’ hazırlanacak. Gençlere proje karşılığı 50 bin liraya kadar karşılıksız nakdi destek ile kendi işini kurmak veya geliştirmek isteyen gençlere 100 bin liraya kadar faizsiz kredi desteği sağlanıyor. Bu iki desteğin yanısıra yeni iş kuran gençler üç yıl boyunca gelir vergisinden de muaf olacak

 

Başbakan Binali Yıldırım tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 65. Hükümet Programı’nda çalışma yaşamına dair düzenlemeler ön plana çıkıyor. Programda ‘İnsani Kalkınma’ ana başlığı altında yer alan çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler, önümüzdeki dönemde çıkarılacak yasal düzenlemeler hakkında fikir veriyor.

Hükümet programında, gerek giriş bölümünde, gerekse daha sonraki bölümlerin tamamında ‘üretken ekonomi’ teması ağır basıyor. Üretim  istihdam ilişkisinin daha sıkı kurulmasına yönelik öneriler sıralanıyor. Bu bağlamda, genç işsizlik sorunu önem verilen konular arasında. Programa göre, genç işsizliğinin önüne geçmek için ‘Ulusal Genç İstihdamı Strateji Belgesi’ hazırlanacak. Gençlere hâlihazırda proje karşılığı 50 bin liraya kadar karşılıksız nakdi destek ile kendi işini kurmak veya geliştirmek isteyen gençlere 100 bin liraya kadar faizsiz kredi desteği sağlanıyor. Bu iki desteğin yanısıra yeni iş kuran gençlere üç yıl boyunca gelir vergisi muafiyeti sağlanacağı da yeni hükümet programında yer alan konular arasında.

Kadın istihdamına destek

Kadın istihdamına yönelik olarak yeni hükümet döneminde de istihdam teşvikleri devam edecek. Yeni hükümet programında kadın istihdamı için ‘girişimcilik’ vurgusu yapılarak, ‘Kadın Girişimciliği Programı’ hazırlanacağı ifade ediliyor.

Türkiye’de son yıllarda sosyal yardım mekanizmalarının çok gelişmesi ve sosyal yardım miktarlarının katlanarak artışı, bu yardımları alanların iş bulmaları konusundaki endişelerin artmasına neden oldu. Sosyal yardımların, iş bulma fonksiyonunun önüne geçmesi gibi bir durum ortaya çıktı. İşte bu endişe yeni hükümet programında da kendisini göstermiş. Nitekim programda yer alan ‘sosyal yardım istihdam bağını güçlendireceğiz’ cümlesi, bu yönüyle dikkat çekiyor.

Kıdem tazminatı fonunda ortak çözüm arayışı

65. Hükümet Programı’nın son dönemin en çok tartışılan ‘kıdem tazminatı fonu’ konusundaki yaklaşımı dikkat çekici. Programda, “İş güvencesi ve kıdem tazminatı hususları tüm sosyal taraflarla görüşülerek çalışanın hak ve hukuku gözetilmek suretiyle birlikte ele alınacaktır” ifadesi yer alıyor. Buna göre, önümüzdeki aylarda hem kıdem tazminatı konusunun, hem de iş güvencesinin işçi ve işveren kesimleriyle beraber masaya yatırılacağı kesin gibi.

Çalışma Bakanlığı’nın hazırladığı ‘kıdem tazminatı fonu’na geçilmesi durumunda işverenden her ay sigorta primi gibi kesilecek ‘kıdem tazminatı prim oranı’ bulunuyor. Önceki yıllarda yüzde 4-5 civarında düşünülen prim oranının ne olacağı taraflarla tartışılacak en önemli konu. Halen bir yıla karşılık gelen 30 gün tutarındaki kıdem tazminatı miktarı prime çevrildiğinde, ortaya çıkan prim oranı bugün için 8.3 seviyesinde. Eğer prim oranı 4 veya 5 seviyesine gerilerse, bu da tazminat miktarının her yıla karşılık 13 – 14 güne düşmesi anlamına gelebilir. Hükümetin yol haritasında bu düşüşü önleyecek, aynı zamanda fon sistemini getirecek formül arayışları var. Taraflar arası diyalog çözümde kilit unsur. Çalışma Bakanlığı fon konusunda toplumun nabzını ölçmek amacıyla bir yandan da anketler yaptırarak masaya yatıracağı konuları şimdiden belirliyor.

Sosyal güvenlikte af veya yapılandırma artık olmayacak

65. Hükümet Programı’nın sosyal güvenlik açısından önem verdiği konuların başında ‘sistemin finansal sürdürülebilirliği’ geliyor. Programda açıkça, “Sosyal güvenlik sistemimizin uzun vadeli mali sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla tedbirler alınacaktır” ifadesi yer alıyor.

Programda belirtilen bu amacı, arkasında yatan düşüncelerle daha iyi okuduğumuzda ortaya çıkan sonuç, önümüzdeki dönemde popülist uygulamalara yer verilmeyecek olması. Yani, emeklilikte yaşa takılanlar, staj mağdurları, sigorta öncesi doğum borçlanması yapmak isteyenler bakımından yeni bir düzenlemenin yapılmayacak olması. Ayrıca prim borcu olup da bir af ya da yapılandırma beklentisi olanlar için de program umut vermiyor. Çünkü programın sosyal güvenlik alt başlığında, “Prim yapılandırmalarını ekonomik kriz ve doğal afet gibi istisnai haller dışında uygulamayacağız” ifadesi yer alıyor.

Sosyal güvenlik alanında hükümet programının altını çizdiği bir diğer konu da bireysel emeklilik gibi tamamlayıcı emeklilik tasarruflarının desteklenecek olması. Özellikle bugünlerde gündeme gelen çalışan ücretlerinden yapılacak tasarruf kesintileri, bu bağlamda değerlendirilebilir.

Yurtdışında yaşayan emekliler için özel düzenleme geliyor

Programda, Türkiye’den borçlanarak emekliliğe hak kazanan yurtdışındaki emeklilerin, bulundukları ülkelerde yarı zamanlı çalışabilmeleri için ikili anlaşmalar çerçevesinde gerekli çalışmaların yapılacağı belirtiliyor. Mevcut durumda sistem bu emeklilerin çalışmalarına izin vermiyordu. Eğer 65. Hükümet Programı’nda yer alan bu düşünce hayata geçerse, yurtdışında yaşayan emeklilerimiz için emekli aylıkları kesilmeden tekrar çalışma yaşamına girmelerinin önü açılacak.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik programda yer alan bir diğer husus da sosyal politika alanıyla ilgili. Buna göre; çeyiz hesabı ve konut destek hesabı ile benzeri uygulamalardan, doğum hediyesi uygulamasında olduğu üzere, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın da istifade edecekleri belirtiliyor.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/-genc-girisimciler-3-yil-vergiden/ekonomi/ydetay/2253306/default.htm

Bir cevap yazın