Döviz mi ekonomiyi yönlendirir yoksa ekonomi mi dövizin seviyesini belirler?

Döviz mi ekonomiyi yönlendirir yoksa ekonomi mi dövizin seviyesini belirler?

Dövizin seviyesini döviz arz ve talebi belirler. Temel iktisat kanunu budur. Ancak kısa vadede döviz arz ve talebi ekonominin gereklerine uymuyorsa o zaman ne yapılacak?
Mesela cari açık eskiye göre düşerken yani döviz ihtiyacı nisbeten azalırken, dışarıdan alınan enerji fiyatları ciddi düşüş göstermişken yani enerjiye daha az para ödenirken neden döviz prim yapıyor?
Arz ve talep kanunu meselesini biraz açmak lazım. Dövizi 3 trilyon civarında doların bulunduğu kartelleşmiş fonlar sağlarken Türk Lirası’nı TCMB karşılıyor. Döviz yukarı giderken sanki hızla TL basılıyor gibi bir hava var değil mi! Konu aslında öyle değil. Kısa vadede TL kaynak ayarlayarak hızla döviz alındığında o dönem için hızla döviz satabilecekler yoksa kur yukarı itilmiş olur. Hele bir de piyasa peşinize takılıyorsa o zaman pahalı alınan dövizi daha pahalı satmak da mümkün. Böyle durumlarda hep daha yukarı hedefler konularak piyasa da bir güzel hazırlanır.
Trump’ın seçimi kazandığı an JPY ve Avro dolar karşısında aynı anda değer kazanırken TL ve gelişmekte olan ülke paraları hızla değer kaybetti. Şimdi soruyorum. Bu harekete kim karar verdi? ABD yeni başkanını seçmiş ve nisbeten belirsiz bir döneme girmiştir. Seçim kampanyalarında söylenenler nedeniyle de tedirginlik artmıştır. Burada artan ABD riskine JPY ve Avro doğru tepkiyi vermişken TL ve daha zayıf yönetilen paralar neden ters tepki verdi? Yurt içerisinde bunun yapılmadığı belli. O zaman global kartellerin oyununu bozacak tedbirlerin alınması şart. Oyunu tribünden izlemekle de bu olmuyor. Şimdi enflasyon ve durgunluğa doğru gitme riskimiz artmıştır. Burada sorun döviz satarak müdahale sorunu değildir. TL’nin diğer paralar karşısında değerini
koruyucu iradenin piyasalarca kabulü için yeri geldiğinde sözlü ve çeşitli tedbirlerle varlığını yeterli hissettirememe sorunudur. Şimdi soruyorum döviz ne olacak? Cevap sanırım George Soros’un beyninde olabilir. Teknik ve temel analiz bu saçmalığı anlatmaya yetmiyor.
Böyle ortamlar belirsizlik yarattığından sanayinin de yavaşlaması kuvvetle ihtimaldir. Sanayi Eylül üretim verileri de bu sinyali vermektedir. Ekonomi güven endeksindeki düşüş de bu durumun bir yansımasıdır. Bir an önce güveni artırıcı önlemlerle beraber piyasalar kontrolümüz altında mesajları verilmelidir. Unutmayalım döviz almak ve satmak için TL lazım. Bu konuda da yetki TCMB’nin elindedir. Ne kadar kullanabilirse…
Saygılarımla,

(Hikmet Baydar finansgundem.com)

Bir cevap yazın