Anonim şirketlerin kendi paylarını iktisabı ve vergileme durumu

Anonim şirketlerin kendi paylarını iktisabı ve vergileme durumu

6762 Sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu’nu değiştiren 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu ile anonim şirketlerin kendi paylarını iktisap etme yasağı önemli ölçüde sınırlanmıştır. Yeni TTK’ya göre, anonim şirketlerin genel kurul kararı ile kanunun 379-389’uncu maddelerindeki belirlemeler çerçevesinde, kendi paylarını iktisap veya rehin olarak kabul etmesi mümkün hale gelmiştir. Bu gün yazımızda anonim şirketlerin kendi paylarını iktisap etmesi konusunu ele alacağız.. Gelecek yazımızda da bu iktisabın kayıt ve vergileme durumu üzerinde duracağız.

Anonim şirketler paylarının piyasa değerlerinin aşırı dalgalanmasını önlemek, ortaklar arası gruplaşmalarda dengeyi korumak, alım satımdan kazanç sağlamak gibi nedenlerle kendi paylarını geri alıp yeniden satabilirler ve bu yolla sermayelerini azaltabilirler. Geri alım satımın şirkete yararı olduğu kadar zararı da olabilir. Bu nedenle kanun koyucu kapsamlı düzenlemeler yapmıştır.

Genel esaslar
Kanunun 379’uncu maddesine göre, bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemez. Bu hüküm, bir üçüncü kişinin kendi adına, ancak şirket hesabına iktisap ya da rehin olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir. Payların bu hükme göre iktisap veya rehin olarak kabul edilebilmesi için, genel kurulun yönetim kurulunu yetkilendirmesi şarttır. En çok beş yıl için geçerli olacak bu yetkide, iktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların itibarî değer sayıları belirtilerek toplam itibari değerleriyle söz konusu paylara ödenebilecek bedelin alt ve üst sınırı gösterilir. Her izin talebinde yönetim kurulu kanuni şartların gerçekleştiğini belirtir. Ayrıca, iktisap edilecek payların bedelleri düşüldükten sonra, kalan şirket net aktifi, en az esas veya çıkarılmış sermaye ile kanun ve esas sözleşme uyarınca dağıtılmasına izin verilmeyen yedek akçelerin toplamı kadar olmalıdır. Şunu da belirtelim ki, sadece bedellerinin tamamı ödenmiş bulunan paylar iktisap edilebilir. Yukarıda belirtilen hususlar grup şirketlerde, ana şirketin paylarının yavru şirket tarafından iktisabı halinde de uygulanır. Pay senetleri borsada işlem gören şirketlerle ilgili olarak, Sermaye Piyasası Kurulu şeffaflık ilkeleri ile fiyata ilişkin kurallar yönünden yaptığı düzenlemeler de dikkate alınır.

Kanuna karşı hilenin önlenmesi
Belirlenen %10’luk sınırın muhtelif yollarla aşılması ihtimaline karşı kanun’un 380’inci maddesinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre, ’’Paylarının iktisap edilmesi amacıyla, şirketin başka bir kişiyle yaptığı, konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan hukuki işlemler batıkdır. Bu butlan hükmü, kredi ve finans kurumlarının işletme konuları içine giren işlemlere ve şirketin veya onun bağlı şirketlerinin çalışanlarına, şirketin paylarını iktisap edebilmeleri için, avans, ödünç ve teminat verilmesine ilişkin hukuki işlemlere uygulanmaz. Ancak, bu istisnai işlemler, şirketin, kanuna ve esas sözleşmesine göre ayırmak zorunda bulunduğu yedek akçeleri azaltıyor veya yedek akçelerin harcanmasına ilişkin kuralları ihlal ediyor ve şirketin Kanunda öngörülen yedek akçeyi ayırmasına imkân bırakmıyorsa, geçersizdir.

Ayrıca, şirket ile üçüncü kişiler arasında yapılmış bulunan ve bu kişilere, şirketin kendi paylarını; şirketin, şirkete bağlı bir şirketin veya şirketin paylarının çoğunluğuna sahip olduğu şirketin hesabına alma hakkı tanıyan ya da böyle bir yükümlülük öngören bir düzenleme, eğer bu payları şirket alsaydı bu işlem yukarıda açıklanan, 379’uncu maddedeki düzenlemelere aykırı kabul edilecek idiyse batıktır.

Genel kurul kararı olmadan pay geri alımı hali-yakın tehlike
Bir şirket, yakın ve ciddi bir kayıptan kaçınmak için gerekli olduğu takdirde, kendi paylarını, genel kurulun yetkilendirmeye ilişkin kararı olmadan da iktisap edebilir. Bu ,bir şirketin kendi paylarını iktisap etmemesi halinde, şirket yönünden, yakın ve ciddi bir kaybın söz konusu olması durumudur. Kendi payını geri almaması durumunda bu paylara sahip borca batık bir şirketten alacağını tahsil etmesinin imkansız hale gelmesi gibi.

Payların bu yolla iktisabı halinde yönetim kurulu ilk genel kurula,
– İktisabın sebep ve amacı,
– İktisap edilen payların sayıları, itibari değerlerinin toplamı ve sermayenin ne kadarını temsil ettiği,
– Bedeli ve ödeme şartları, hakkında yazılı bilgi verir.
Yüzde onluk sınırın aşılmasına imkan veren istisnalar
Sermayenin azaltılması, bölünme, birleşme, miras yoluyla intikal hallerinde %10’luk sınırın aşılıp aşılmadığına bakılmaz. Bu hususta TTK 382’inci maddede düzenleme yapılmıştır. Buna göre,
– Esas veya çıkarılmış sermayesinin azaltılmasına ilişkin hükümler uygulanıyorsa,
– Küllî halefiyet kuralının gereğiyse,
– Bir kanuni satın alma yükümünden doğuyorsa,
– Bedellerinin tümü ödenmiş olmak şartıyla ve cebri icradan, bir şirket alacağının tahsili amacına yönelikse,
– Şirket, menkul kıymetler şirketiyse, kendi paylarını iktisap edebilir.

İvazsız iktisap ve yüzde 10 sınırının aşılması
Bir şirket, bedellerinin tamamı ödenmiş olmak şartıyla, kendi paylarını ivazsız iktisap edebilir. Bu hüküm, yavru şirket, ana şirketin paylarını ivazsız iktisap ettiği takdirde de kıyas yoluyla uygulanır. Bir şirket kendi payını bağış veya vasiyetname yolu ile ivazsız olarak iktisap ederse yasağa bağlı kalmak uygun olmaz.

Şirket varlığının yeterli olması gereği ve yedek akçe ayrılması

Yukarıda belirtilen gerekliliklerin yanı sıra, şirketin varlığının kendi paylarını iktisap etmesine yeterli olması gerekir. Şirketin net aktifinin, iktisap edilecek payların bedelleri düşüldükten sonra, en az esas sermaye veya çıkarılmış sermaye ile kanun ve ana sözleşme uyarınca dağıtılmasına izin verilmeyen yedek akçelerin toplamı kadar olması gerekir. Kısaca, şirket pay iktisabı için yapacağı ödemeyi, bağlı varlık unsurlarından değil, bilanço karı ve serbest yedek akçelerden oluşan serbest varlığından karşılayabilmelidir.

Öte yandan, şirket paylarını iktisap ettikten sonra, iktisap bedelini karşılayacak miktarda yedek akçe ayırmakla yükümlüdür. Bu yedek akçeler, ancak iktisap edilen şirket payları tekrar elden çıkarılır veya itfa edilirse çözülürler (TTK 520/1).

Elden çıkarma zorunluluğu-süreler
Bir anonim şirket ivazsız olarak iktisap ettiği payları, bir yasal zorunluluk gereği aldığı payları, birleşme, bölünme ve miras yoluyla edindikleri( küllihalefiyet hali)kendi paylarının %10 u aşması halinde aşan kısmın belli bir sürede elden çıkarılması gerekir. Konu Kanun’un 384.ncü maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükümlerine göre, iktisap edilen paylar, şirket için herhangi bir kayba yol açmadan devirleri mümkün olur olmaz ve her hâlde iktisaplarından itibaren üç yıl içinde elden çıkarılırlar; meğer ki şirketin ve yavru şirketin sahip oldukları bu payların toplamı şirketin esas veya çıkarılmış sermayesinin yüzde onunu aşmasın.

Yukarıda kısaca açıklanan, TTK’nın 379 ilâ 381’inci maddeleri hükümlerine aykırı bir şekilde iktisap edilen veya rehin olarak alınan paylar varsa bunlar, iktisapları veya rehin olarak kabulleri tarihinden itibaren en geç altı ay içinde elden çıkarılmalıdır ya da üzerilerindeki rehin kaldırılmalıdır. Bu durumda üç yıllık süre söz konusu değildir. Yukarıda belirtilen sürelerde elden çıkarılamayan paylar , sermayenin azaltılması yoluyla hemen yok edilmelidir.

Hakların kullanılmasında sınırlamalar
Şirketin iktisap ettiği kendi paylan ile yavru şirket tarafından iktisap edilen ana şirketin payları, ana şirketin genel kurulunun toplantı nisabının hesaplanmasında dikkate alınmaz. Bedelsiz, payların iktisabı hariç, şirketin devraldığı kendi payları hiçbir pay sahipliği hakkı vermez. Yavru şirketin iktisap ettiği ana şirket paylarına ait oy hakları ile buna bağlı haklar donar.(TTK Madde 389).

Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK

DÜNYA

Bir cevap yazın